ISSN 1301-5680 ANASAYFA YAZIM KURALLARI EDİTÖRLER DERGİ HAKKINDA İÇİNDEKİLER ENGLISH
Arşiv - Temmuz 2006
Online Yayın Gönderme
Online Yayın Değerlendirme
Yayın Arama
En çok okunan makaleler
En çok indirilen makaleler
Editörden


Özel Sayı : 13. Türk Kalp ve Damar Cerrahisi Kongresi


Özel Sayı - 1: Komplet Atriyoventriküler Septal Defektler

Özel Sayı - 2: Aort Cerrahisi
 
Türk Göğüs Kalp Damar Cerrahisi Dergisi
Temmuz 2006, Cilt 14, Sayı 3, Sayfa(lar) 233-235
[ Özet ] [ PDF ] [ Benzer Makaleler ] [ Yazara E-Posta ] [ Editöre E-Posta ]
Seksen yaşındaki hastada hızlı büyümüş desandan torasik aort anevrizmasının cerrahi tedavisi
Mehmet Boğa, Berent Dişcigil, Erdem A. Özkısacık, Uğur Gürcün, M. İsmail Badak
Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı, Aydın
Anahtar Kelimeler: İleri yaş; aort anevrizması/cerrahi; torasik aort anevrizması/cerrahi
İngilizce Anahtar Kelimeler: Aged, 80 and over; aortic aneurysm/surgery; aortic aneurysm, thoracic/surgery
Özet
İleri yaşta desandan aort anevrizmasının cerrahi tedavisi göreceli olarak daha yüksek mortalite ve morbiditeyle gerçekleştirilebilmektedir. Seksen yaşında erkek hastaya iki yıl önce dev asandan aort anevrizması ve ileri aort yetmezliği nedeniyle aort kapak replasmanı ve asandan aort greft interpozisyonu uygulanmıştı. Desandan aortun 18 ay içerisinde 80 mm çapa ulaşması nedeniyle tekrar ameliyat edildi. Derin hipotermik sirkülatuvar arrest ile aort replasmanı yapılan hasta ameliyat sonrası 15. gün taburcu edildi ve 20 aylık takibinde asemptomatik olduğu görüldü.
  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Olgu Sunusu
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Giriş
    Desandan ve torako-abdominal aort (TAA) ameliyatları, spinal kordun iskemik hasarı, abdominal organların malperfüzyonu ve serebrovasküler olaylar gibi komplikasyonlar nedeniyle önemli morbidite nedeni olabilmektedir. Anevrizmanın genişliği, renal yetmezlik varlığı ve ileri yaş, TAA ve desandan aort anevrizmalarının cerrahi tedavisinde mortalitenin önemli belirleyicileri olarak bilinmektedir.[1] Bu yazıda derin hipotermik sirkülatuvar arrest (DHSA) tekniği kullanılarak ameliyat edilen bir desandan torasik aort anevrizması olgusu sunulmaktadır.
  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Olgu Sunusu
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Olgu Sunusu
    İki yıl önce dev asandan aort anevrizması ve ileri aort yetmezliği nedeniyle asandan aort greft interpozisyonu ve mekanik aort kapak replasmanı (Carbomedics No: 25 beleaşet mekanik protez kapak) geçirmiş 80 yaşında erkek hasta asemptomatikti. O dönemde desandan aort çapı 43 mm boyutunda saptanmıştı. Kontrol amacıyla 18 ay sonra yapılan toraks bilgisayarlı tomografisinde (Şekil 1), desandan torasik aortta sol subklaviyan arterin hemen distalinden başlayan, en geniş yerinde 80 mm çapa ulaşan desandan torasik aort anevrizması saptandı. Ekokardiyografisinde protez aort kapağının fonksiyonu normal bulundu.

    Şekil 1: Ameliyat öncesi toraks bilgisayarlı tomografi görüntüleri.

    Ameliyatta sol femoral arter ve ven kanülasyonuyla kardiyopulmoner bypass’a (KPB) girildi ve hasta soğutulmaya başlandı. Dördüncü interkostal aralıktan sol posterolateral torakotomi yapıldı ve beşinci kot rezeke edilerek toraks boşluğuna girildi. Sol ventrikül, apikal ventle dekomprese edildi. Proksimalde sol subklaviyan arter hizasında aort serbestleştirildi, distalde diyafragma üzerinde anevrizmanın sonlandığı bölüm anastomoz için hazırlandı. Anevrizma yaklaşık 10 cm uzunluğunda ve en geniş yerinde 80 mm çapa ulaşıyordu (Şekil 2). Özofageal ısı 18 ºC’ye düşüp bispektral indeks değeri sıfır olduktan sonra total sirkülatuvar arreste geçildi. Aort replasmanı için 32 mm Vascutek gelwave tübüler greft kullanıldı. Proksimal anastomoz sol subklaviyan arter orifisini içine alacak şekilde açık teknikle yapıldı. Daha sonra aynı teknikle distal anastomoz yapıldı. Proksimal ve distal anastomozlar aynı sirkülatuvar arrest süresi içinde gerçekleştirildi. Total sirkülatuvar arrest süresi 39 dk, KPB süresi 209 dk oldu. Ameliyat sonrası erken dönemde inotropik destek verildi. Hastaya toplam yedi ünite tam kan, üç ünite taze donmuş plazma transfüzyonu yapıldı. Toplam toraks drenajı 450 cc oldu. Ameliyat sonrası ikinci gün (38 saat) ekstübe edildi. Rezeke edilen aort dokusunun patolojik incelemesinde aterosklerotik ve dejeneratif olduğu saptandı. Ameliyat sonrası kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) alevlenmesi ve ses kısıklığı dışında komplikasyon gelişmedi. On beşinci gün taburcu edilen hasta 20 aylık takibinde ses kısıklığı dışında asemptomatikti.

    Şekil 2: Ameliyat sırasında anevrizmanın görüntüsü.

  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Olgu Sunusu
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Tartışma
    Burada sunulan olgu iki yönüyle dikkat çekicidir. Birincisi, desandan torasik aorttaki anevrizmal dilatasyon beklenenden çok daha hızlı bir genişleme göstermiştir; ikincisi, derin hipotermik sirkülatuvar arrest yöntemi başarıyla uygulanmış ve hasta ileri yaşına rağmen nörolojik bir sekel olmaksızın sağlığına kavuşmuştur.

    İleri yaş ve KOAH varlığı, anevrizmanın boyutundan bağımsız olarak rüptür riskini artıran faktörlerdir.[2] Torasik aort anevrizmalarında rüptür riskinin önemli bir diğer göstergesi de yıllık genişleme hızıdır. Shimada ve ark.[3] 2.6 mm/yıl, Yale grubu 0.8 mm/yıl, Mt. Sinai 1.5 mm/yıl ve Osaka 0.2 mm/yıl olmak üzere çeşitli çalışmalarda farklı yıllık genişleme hızları bildirilmiştir. Burada sunulan olguda desandan aort 18 ay gibi bir sürede 43 mm çaptan 80 mm çapa ulaşmıştır ki bu 24 mm/yıl gibi literatürde sunulanların çok üstünde bir genişleme hızına karşılık gelmektedir. Gerek yıllık genişleme hızı gerekse desandan aortanın çapı dikkate alındığında, bu olgu için çok yüksek bir rüptür riski gözlenmektedir. Değişik boyutlardaki torasik aort anevrizmalarının taşıdıkları rüptür risklerine yönelik yapılan bir analizde, 3 cm’den küçük anevrizmalar için %0, 3-4 cm arası için %6, 4-5 cm arası için %12, 5-6 cm arası için %36, 6-7 cm arası için %50 ve 7-8 cm arası anevrizmalar için %100 rüptür riski bildirilmektedir.[2]

    Genel olarak desandan ve TAA cerrahi tedavisinde DHSA tekniğinin kullanımı konusunda, asandan ve arkus aort cerrahisinde olduğu kadar yaygın bir görüş birliği bulunmamaktadır. Buna karşılık, arkus aorta distalinde de DHSA tekniğinin kullanımının avantajları olduğu bilinmektedir, bunlar; ameliyatın minimal aortik diseksiyonla gerçekleştirilebilmesi, proksimal ve distal eş zamanlı aortik klempaj gereksiniminin olmaması, proksimal aortik arka ulaşmada kolaylık sağlaması, kansız bir alan yaratması, kan kaybını minimale indirmesi şeklinde sayılabilir. Bu olguda da, proksimal anastomoz yapıldıktan sonra arter kanülasyonunun femoral arterden alınıp toraksta grefte alınması için gereken sürede distal anastomozun yapılacağı düşünülerek, distal anastomoz da DHSA altında gerçekleştirilmiştir. Desandan aortik patoloji proksimalde arkus aortaya uzanıyorsa, aortik klempin sol karotis-sol subklaviyan arter arasına ya da sol subklaviyan arterin distaline konması güç ya da riskli olabilmektedir (aortik duvarın frajil olması, çapının artmış olması ya da adezyonların varlığı nedeniyle). Ayrıca, DHSA spinal kord, kalp, beyin ve visseral organların korunmasını da sağlamaktadır. Bu avantajlarıyla DHSA desandan torasik ve torako-abdominal aortayı içine alan kompleks patolojilerin tedavisinde başarıyla kullanılmaktadır. İleri yaş grubunda seçilmiş olgularda da kabul edilebilir mortalite ve morbidite oranlarıyla uygulanabilmektedir.[4-7] Olgumuzda da DHSA oldukça güvenli bir cerrahi sahada çalışma olanağı vermiştir.

    Olgu nörolojik açıdan değerlendirildiğinde, ameliyat sonrası dönemde ses kısıklığı dışında kognitif fonksiyonlar dahil olmak üzere herhangi bir defisit ortaya çıkmamıştır. Yirmi aylık takibinde arabasını kullanmak dahil günlük gereksinimlerini karşılayabildiği aktif bir yaşam sürdüğü görülmüştür.

    Torasik aort anevrizmaları ileri yaşlarda da yakından takip edilmeli ve özellikle beklenen yaşam süresi yüksek olgularda, hızlı genişleme var ve yüksek rüptür riskini gösteren çapa ulaşmışsa cerrahi tedavi düşünülmelidir.

  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Olgu Sunusu
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Kaynaklar

    1) Suzuki S, Davis CA 3rd, Miller CC 3rd, Huynh TT, Estrera AL, Porat EE, et al. Cardiac function predicts mortality following thoracoabdominal and descending thoracic aortic aneurysm repair. Eur J Cardiothorac Surg 2003;24:119-24.

    2) Galloway AC, Miller JS, Spencer FC, Colvin SB. Thoracic aneurysms and aortic dissection. In: Schwartz SI, editor. Principles of surgery. 7th ed. New York: McGraw-Hill; 1999. p. 909-29.

    3) Shimada I, Rooney SJ, Pagano D, Farneti PA, Davies P, Guest PJ, Bonser RS. Prediction of thoracic aortic aneurysm expansion: validation of formulae describing growth. Ann Thorac Surg 1999;67:1968-7.

    4) Carrel TP, Berdat PA, Robe J, Gysi J, Nguyen T, Kipfer B, et al. Outcome of thoracoabdominal aortic operations using deep hypothermia and distal exsanguination. Ann Thorac Surg 2000;69:692-5.

    5) Kouchoukos NT, Masetti P, Rokkas CK, Murphy SF, Blackstone EH. Safety and efficacy of hypothermic cardiopulmonary bypass and circulatory arrest for operations on the descending thoracic and thoracoabdominal aorta. Ann Thorac Surg 2001;72:699-707.

    6) Kouchoukos NT, Masetti P, Rokkas CK, Murphy SF. Hypothermic cardiopulmonary bypass and circulatory arrest for operations on the descending thoracic and thoracoabdominal aorta. Ann Thorac Surg 2002;74:S1885-7.

    7) Huynh TT, Miller CC 3rd, Estrera AL, Porat EE, Safi HJ. Thoracoabdominal and descending thoracic aortic aneurysm surgery in patients aged 79 years or older. J Vasc Surg 2002;36:469-75.

  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Olgu Sunusu
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • [ Başa Dön ] [ Özet ] [ PDF ] [ Benzer Makaleler ] [ Yazara E-Posta ] [ Editöre E-Posta ]
     
     

    "Türk Göğüs Kalp Damar Cerrahisi Dergisi" kardiyovasküler cerrahi, kardiyovasküler anestezi, kalp cerrahisiyle ilgili branşlar, göğüs hastalıkları ve cerrahisi konusunda araştırma, inceleme, derleme, olgu sunumu, orjinal cerrahi teknikler ve editöre mektupları yayınlar. Dergi "Türk Kalp Damar Cerrahisi Derneği ve Türk Göğüs Cerrahisi Derneği"nin ortak yayın organıdır.

    Dergide yayınlanmış veya yayınlanacak olan tüm yazıların yayın hakkı Türk Göğüs Kalp Damar Cerrahisi Dergisi'ne aittir ve Yayın Kurulu'nun izni olmadan yazıların tümü veya herhangi bir bölümü, tabloları, resim ve şekilleri yayınlanamaz.

    Türk Göğüs Kalp Damar Cerrahisi Dergisi Science Citation Index - Expanded (SCIE) tarafından indekslenmektedir.

    "Türk Göğüs Kalp Damar Cerrahisi Dergisi Yazışma Adresi
    Ataşehir Mah. Ataşehir Bulvarı 48 Ada Mimoza 2-2 K:2 D:6 Ataşehir - İSTANBUL
    Tel: 0216 456 14 54 - e-mail: dergi@tkdcd.org
    www.tkdcd.org